-Kürtler homo sapiens değil, bir yarı-pirimat türü olan bombobikaki adlı türe
aittir ve hayvan bile değillerdir, bitki de değillerdir. Bilimsel olarak
Kürtler aslında yoktur.
-Bilimsel olarak sadece Türkler vardır
-Laz ve Çerkezler asimile oldukları müddetçe bilimsel olarak vardırlar, yoksa
yokturlar.
-Dünya'yı Türkler yarattı.
-Kızılderili ve Sümerlerin Türklerin soyundan geldiği ispatlanmıştır. Bunun
yanısıra Amazonlar, Aborjinler, Papua Yeni Gineliler ve Marslılar da Türklerin
soyundan geliyor.
-Mars'ı Türkler inşaa etmiştir.
-Dünya'daki bütün bor, krom, alamınyum, elmas, patlamış mısır ve düdüklü
tencere madenleri Türkiye'dedir.
- Hitler sucuklu yumurta yerken gayri ihtiyari "Turkischen über
alles!" diye bağırıyordu
-Empati gibi bir sözcük aslında yoktur.
-Türkiye çok Barışsever bir ülkedir, öyle ki 1957 yılında Barış ismi verilen
çocuklara özel bir bina yapılmıştır ve isteyenler bu binaya gelip Barış'ı
sevmektedirler.
-Türkler o kadar zekidir ki, bir atı bile yiyebilirler
Ben heyecan içinde beni kurtacağını ümit ettiğim bu bilgisayara koşuyorum, karşıma hiç beklemedğim bi yazı çıkııyor. Monitöre yarım dakika boyunca aptal aptal bakmıştım
Ben de istedim, o kadar para verdim, olmadı...
Eğer düşündüğüm şeyse gerçekten çok zekice bir espri. Düşündüğüm sey değilse o zekice espriyi ben yapmış oluyorum
Asp Hole'un iç duvarında Tiamat'ın Prey albümünün kapağı asılı. Barda da albümden Cain çalıyordu.
Büyük memeli hanımları severim
Büyük memeli ve isyankar hanımları daha da çok severim
Bir köyde bir karı-koca yaşarmış. Kadın akıllı biriymiş, her sorunu bir mantık silsilesiyle çözmeye çalışırmış. Adamsa aptalın tekiymiş. Birgün karı-koca ormandaki işlerini bitirmiş eve dönerlerken arkalarından koşturan bir adam görmüşler. Kocası karısına "Neden koşuyor bu adam peşimizden?" diye sorunca kadın "E mantıken senin paranı alacak bana da tecavüz edecek" demiş. Kocası "Ne yapalım?" diye sorunca da kadın "Mantıklı olanı yapıp koşalım" demiş ve koşmaya başlamışlar. Ama adam bir süre sonra bunlara çok yaklaşınca kadın "Hem senin paran hem benim ırzım gideceğine ikisinden biri gitsin, ikiye ayrılalım" demiş ve kocası da bunu kabul etmiş. Kocası köye sağ salim varmış ve bir süre sonra da karısı eve gelmiş. Adam heyecan içinde sormuş; "Ne oldu?" "Mantıklı olan oldu, adam benim peşimde düştü" demiş kadın "Peki sonra?" "Bir adam bir kadından daha hızlı koşar, böylece adam beni sonunda yakaladı" "Sonra?" "Mantıklı olan oldu ve pantolonunu indirdi" "Sonra?" "Mantıklı olanı yaptım ve eteğimi kaldırdım." "Sonra?" "E mantıklı olan oldu; eteğini kaldırmış bir kadın, pantolonunu indirmiş bir erkekten daha hızlı koşar..."
İd: Zıplamaya çalışan file ne denir? Ego: “Boşuna uğraşma zıplayamassın” denir. İd: Sence bir fil zıplayamaz mı? Ego: Emin değilim.
İd: Sigara içer misin? Ego: Nefret ederim. İd: İçer misin diye sordum. Ego: Hayır, içmem. İd: Alkollü içki içer misin? Ego: Nefret ederim. İd: İçer misin diye sordum. Ego: Arada bir…
İd: Hangi takımı tutuyorsun Ego: Futboldan nefret ederim İd: Hangi sporu seversin peki? Ego: Özdoyum İd: Hmm.. Öz Türkçeci misin? Ego: Hayır, ayıp olmasın diye şey ettim.
İd: Mutlu musun? Ego: Daha mutlu olabilirdim. İd: Peki mutlu musun? Ego: “Hayır” demek yüzsüzlük olur İd: “Evet” demek ne olur? Ego: Yalan olur
İd: Neden blog olayına girdin? Ego: Yalnızdım, içimde bişeyler vardı, dışarı çıkarmak istedim. İd: Yalnızsın…? Ego: Evet… İd: … Ego:Çok…
Şizofren Karşıtı: Bi' dakika şimdi! Sen benim var olmadığımı mı söylüyorsun?
Şizofrenimsi: Hayır, tam olarak öyle değil. Var olmayabileceğini söylüyorum. Sen benim aklımın bir ürünü olabilirsin; belki fiziksel olarak yoksun.
Şizofren Karşıtı: Fiziksel olarak yokum?! Peki neden konuşuyorsun benimle? Neden bana cevap veriyorsun?
Şizofrenimsi: Çok düş kurarım ben, düşümdeki insanlarla da konuşurum. Onların fiziksel olarak var olmadığını biliyorum. Sen de böyle bir ürün olabilirsin. Ama fazla gerçekçi bir ürün…
Şizofren Karşıtı: Bana mal diyorsun yani?!
Şizofrenimsi: Bu düşüncem sana özel değil ki! Senin dışında, benim var olduğunu düşündüğüm her hangi başka bir şey de var olmayabilir. Şu ağaç mesela, şu dükkân, üzerimdeki giysiler…
Şizofren Karşıtı: Yok yok, sen delirmişsin. Böyle yaşanmaz, bak, benimle konuşuyorsan, ben varım. Eğer görüyorsan o ağaç var, dokununca hissediyorsan giysilerin de var.
Şizofrenimsi: Evet, bunlar kesinlikle yok demiyorum; ama var olmayabilir de... Üstelik varlık nedir ki? Belki hepsi benim düşlerimin bir sonucu!
Şizofren Karşıtı: Saçmalık! Eğer biriyle konuşuyorsan, o kişi vardır. Ben varım tamam mı!?
Şizofrenimsi: Bak, aslına senin var olmama ihtimalin daha da yüksek diğerlerinden.
Şizofren Karşıtı: Haydaaa! Deli etme adamı! Dokun bana dokun, bak burdayım değil mi?
Yoldan geçen vatandaş: Sen kiminle konuşuyorsun birader?
Şizofren Karşıtı: Yahu şu çocuk benim var olmayabileceğimi iddia ediyor.
Sevimli ve filozof balık Salih: "Abiiii! Mükremin abiii!!" Olgun yengeç Mükremin Abi: "Yavaş Salih yavaş, ne oldu?" "Yaşamın anlamını buldum Mükremin abi!" "Aferin lan sana. Gel otur da şu balığı yiyelim, öyle anlat. Bak yeni bi tür bu; adı da Tuftuf. Pek leziz bi tadı var." " Tamam abi yerken anlatırım sana" "Nasıl güzel de mi?" "Harbi güzel. Ne oluyor bu balığın türü?" "Tuftuf dedim ya!" "Hmm" "Eee? Neymiş yaşamın anlamı? "Nasıl?" "Yaşamın anlamı diyodun biraz önce. Buldum diyodun. Neymiş?" "Dur bi dakka." "...." "Dur hatırlıycam, böyle bi ışık parlamıştı. dank etmişti böyle. Sonra koşturup senle paylaşıym demiştim" "...." "Dur, dur..." "...." "...." "...." "Unutmuşum be abi..." "...Neyse Salih'im. Takma kafana." "Ama hatılarsam söylerim. Bu arada balık leziz abi. Türü ne bu balığın?" "Senin acilen evrim geçirmen gerek Salih"